Header Ads

Dini sapıklığın merkezleri: Diyanet, İmam Hatip okulları, İlahiyat Fakülteleri | Süleymancılar bunlara bu nedenle soğuk | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, aydın tonga, bop projesi, diyanet işleri başkanlığı, içimizdeki israil, kuraniyyun, masonlar, Mehmet Fahri Sertkaya, mehmet görmez, siyonizm, tayyar altıkulaç, temkin vakitleri,


Hep söyledik, bir daha söylüyoruz, Diyanet işleri kurumu, tıpkı İmam Hatip okulları ve İlahiyat Fakülteleri gibi bir Siyonist tuzağıdır. Kuranlar ve aslında yönetenler hep Siyonistler, Masonlar, İçimizdekiİsrail'in adamları, İçimizdekiErmensitan'ın adamlarıdır ve kuruluş maksadı da bellidir: İslam'ı ve Müslümanları kontrol altında tutmak ve kendi çıkarlarına göre yönlendirmek, dönüştürmek... 1983'te, Kenan Evren denen kriptonun talimatı ile Tayyar Altıkulaç denen dönemin Diyanet İşleri Başkanı olan lüzumsuz herif, emre itaat etti ve namazlardaki temkin vaktini kaldırdı ve o günden bu güne yüz milyonla Müslümanın ibadetleri tehlikeye düştü. Tespit etmek imkanı yok ama manzara göz önünde ki on milyonlarca Müslümanın namazları, oruçları olmadı, bozuldu ve hala olmuyor.


Bu kadar çok Müslüman, bu sene oldu da, bunca senedir anlattı, izah ve ispat etti durdu da, anında düzeltilmesi gereken bu skandalı bile düzeltemedi. Çünkü Diyanet'e kimsenin söz geçirmesine izin verilmedi. Diyanet'i yönetenlerin niyeti, milletin dini, ibadetleri, dünya ve ahiret saadeti değildi. Öyle ki bu ülkede Darwinizm küfrünü ciddi ciddi savunan bir Diyanet İşleri Başkanı bile görüldü. 'Diyanet içinde çok yüksek sayıda itikadı bozuk, sistemin ürettiği fire tipler var' dediğimizde, hakikatleri delilleri ile ve son derece medeni şekilde izah etmemizden rahatsız olan dini haberler com denen alçakça sitenin iftiralarını malzeme ederek, ne anlattığımızı bile kasten çarpıtan Oda TV yazarı Aydın Tonga karşımıza çıkabilecek cesareti gösterse de, aslında bu ülkede neler dönmüş, bu fireleri kasten kimler imal etmiş, ciddi surette, delilleri ile izah etsek... 

Manzara o kadar vahim ki, özellikle son 20-30 senede İmam Hatiplerden, İlahiyatlardan mezun olan ve Diyanette kadrolaşan çok yüksek sayıda fire var ve bunların ciddi bir kısmının fıkhi ve itikadi cihetten değerlendirildiğinde arkalarında namaz kılmaya yol yok. Ne büyük sapıklıklar, küfre götüren inançlar nasıl normalleştirilmiş, nasıl yaygınlaştırılmış. Devlet gücünü elinde tutan derinler, adeta Müslümanlarla dalgalarını geçmişler. Süleymanlılar cemaati, bu ihanetlerin daha ilk kurulduğu zamanlardan beri karşısında yer aldılar, bunların zararına mani olmaya çalıştılar ama sistemin ürettiği firelere ve millete, Süleymanlılar cemaati isabetsizmiş, yanlışmış, ümmeti dışlayan tarafmış gibi gösterildi. Şimdi ise Mehmet Görmez gider, bir başkası gelir. Diyanette "görme" kabiliyetini yitirerek yetiştirilmiş on binlerce kişi var. Skandalların adamı Mehmet Görmez o makamda bir dakika daha duramaz ama bu ülkede Cumhuriyetin ilanından beri Din-Diyanet üzerinde oynanan oyunlar da artık millete anlatılmalı ve bu tuzaklara son darbeler vurulmalıdır.

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, kuraniyyun, siyonizm, tayyar altıkulaç, diyanet işleri başkanlığı, mehmet görmez, temkin vakitleri, aydın tonga, bop projesi, içimizdeki israil, masonlar
Laik bir devlette böyle bir kurum, bir Diyanet işleri başkanlığı olamaz. Bu güne kadar derinlerin ve siyasetçilerin emrinde olan bu kurum tasfiye edilmelidir. Devlet, din işlerine karışıp müdahale etmekten, on milyonlarca insanın dinini, sonsuz saadetini, ibadetlerini tehlikeye atmaktan vazgeçmelidir. Din işlerine dair meselelerde Müslümanlar kendi büyüklerine, alimlerine, otoritelerine tabi olmalıdır. İsteyen Müslüman da, istediği alime tabi olmalıdır. Devlet de, onların kararları hukuka uygun olduğu sürece müdahale etmemelidir. Bu ülkede, her türlü haram gelirden, faizden, kumar gelirlerinden toplanan paralarla, hatta umumhanelerde namusunu satan fahişelerden alınan vergilerin de karıştığı bir devlet hazinesi ile maaşları ödenmiş ve ödenmekte olan bir Diyanet teşkilatının orasını, burasını çekip düzelterek ayara sokmak, asırlar alabilir. Bu kurum tasfiye edilmelidir. 

Tarihin karanlık sayfalarındaki yerini almalıdır. Kurumun tasfiyesi ile aynı anda, Diyanet teşkilatı içinde, dünyanın dört bir yanında İslam'ı alet ederek canavarca ve hukuksuzca kan döken Selefi-Vehhabi terör örgütleri ile aynı itikada, zihniyete dönüştürülmüş olanlar da tasfiye edilmelidir. IŞİD, el Kaide ve türevlerine gönüllü kadro olan ya da kadro bulan potansiyel teröristler de en baştan tasfiye edilmelidir Son dönemde Siyonistlerin ılımlı İslam, BOP islamcılığı, Hadissiz İslam, Peygambersiz İslam, Kur'aniyyun, Mezhepsizlik gibi tuzakları gereği İmam Hatip, İlahiyat ve Diyanet tarafından yetiştirilen ve görevlendirilen kadrolar da kurumla eş zamanlı olarak tasfiye edilmelidir.

Blogger tarafından desteklenmektedir.