Header Ads

AKPKK bunun adı, Diyanet işler başkanı bile yalancı | Mehmet Görmez kara bir lekedir | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, mehmet görmez, misyonerlik, FETÖ, dinler arası diyalog, akp'nin gerçek yüzü, Recep Tayyip Erdoğan, ibrahim kalın, sabetayistler,

Neydi be o günler... Halkın yüzde 30'u açken, akıllara zarar vergi oranıyla vergiler toplanıyorken, zulüm ve haksızlık almış yürümüşken, bundan en çok rahatsızlığı duyması gereken ama maaşlarının fahişelerden tahsil edilen vergilerle ödenmesinden bile rahatsızlık duymayan Diyanet işleri başkanı Mehmet Görmez'in, çok sayıda skandalından sonra bu defa milyonluk makam arabası olduğu haber olmuştu. Başkan, bu haberi yalanlamış, haberi yapanları da sert şekilde tenkit etmişti. Hülogçular da ilk şaşkınlığı ve suskunluğu atıp bir rahat nefes almışlar, Dinler Arası Diyalog denilen devasa çapta misyonerlik projesinin en etkin isimlerinden biri olan başkanın izinden giderek, hakkı olarak hesap soran millete müfteri, alçak ve benzeri tabirlerle saldırmışlardı. Sonra haberi yapanlar, belgeleri paylaşmıştı. Kapı gibi belgelerdi bunlar... Ya sonra? Hiiçç, sonra ne olmalı? Ne bekliyorsunuz? AKPKK bunun adı... Kamalizm maskesi takmış Sabetayist hain rejimin kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı bunun adı... 

Başkan hem de Diyanet işleri başkanı, dinden-diyanetten, ahlaktan, dürüstlükten, toplumun manevi ve ahlaki durumundan birinci derecede sorumlu adam, alemin önünde hem yalancı, hem iftiracı olarak kalakaldı. Hülogcular sustu, apıştı kaldı ama bu her defasında olduğu gibi birkaç gün sürdü ve sonra normal tarifeye yine geri döndüler. Yine küstahça, insanlıktan bile çıkmış bir tarzda, insanlardan utanmadan, Allah'tan korkmadan üste çıktılar. Doğru, dürüst, ahlaklı, adaletli, gerçekten dindar ve gerçekten vatan sever insanları, kendilerinin içinde bulunduğu kefede gösterir tarzda davranışlar sergilediler. En fenası ise, eşek etinden sucuk yapıp satarken Tercüman gazetesine fotoğrafı ile birlikte manşet haber olduğu iddia edilen sahte diplomalı gayr-i resmi cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkanı derhal o makamdan almak yerine, milletin çığ gibi yükselen tepkilerine inat bir davranış tarzı ile, adeta rest çeker bir eda ile başkanı kollamaya aldı. 

Neredeyse kendisine tahsis ettiği helikopterin, uçağın bir benzerini, üçte biri aç, yarısından çoğu ciddi şekilde fakir olan milletin vergileri ile alıp başkana tahsis edecekti. Bu özeti, hikayesi, detayı çok uzun gider. Nette aratsanız bile detayları ile bulur, okursunuz. Şimdi bu başkanın FETÖ'cü olduğu da meydana çıktı. Gerçi hep meydandaydı ve biz uzun yıllarıdır FETÖ'nün, Misyonerlerin, Siyonistlerin, İçimizdeki İsrail'in projelerine rahatsızlık duymadan hizmet ettiğini delilleri ile yazıyorduk da, bu defa kendi el yazısı ile FETÖ liderine yazdığı not bile çıktı meydana ama başkan yine de aynı başkan.. Adı 'Mercedes Görmez'e çıkan başkanı gören, ilgilenen, hala gereğini yapan yok. Birileri de çıkmış; "Sayın cumhurbaşkanım" çeke çeke konuşarak, o başkanın rezilliklerini televizyonlarda anlatarak oradan indirebileceğini sanıyor. 

Biz nasıl bir devirde, nasıl bir ülkede yaşıyoruz böyle... Tamam bunların sayın cumhurbaşkanlarının, bu güne kadar milletin tepkilerine inat yaptığı her ne varsa, onlardan geri adım atmaya çabaladığı, başkanlık seçimine yatırım yaptığı meydanda... Son referandumda HAYIR çıktığı halde EVET'e dönüştürülse de çok zorlanıldığını, çok açık verildiğini bildiği ve halk desteğine ihtiyacı olduğunun şuurunda olduğu meydanda... Ama bu öyle bir şey ki, onu da aşar. O Mercedes Görmez'i oraya sayın cumhurbaşkanları mı getirmiş de o alsın? Bence sayın cumhurbaşkanlarının etrafındaki CIA bağlantılı sözde danışmanların, mesela adı "Gölge CIA"ya çıkmış olan İbrahim Kalın'ın, bu husustaki yetkisi, gücü, çok daha fazladır. İnanmıyorsanız, gidin kendisine sorun.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi
Blogger tarafından desteklenmektedir.