Header Ads

Türkiye'de hukuk olsaydı BinAli 13 senedir ceza evindeydi. Hızlandırılmış BinAli faciası... | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, binali yıldırım, akp'nin gerçek yüzü, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), tren kazası, ulaştırma bakanı, hukuk, gerçek yüzü,

Yıl, 2004...
Yer, Türkiye...
İki feci tren kazası...
Hemen ardından, kısacık sürede yalanlarla yapılan resmi açıklamalar, yalan rakamlar...
Gerçek rakamlarla ise feci şekilde ölen onlarca vatandaş...
Yüzlerce yaralı, ayağı, bacağı, kolu kopanlar, kafası yarılanlar...
Evladını, kızını, oğlunu, babasını, annesini kaybedenler...
Kafası gövdesinden koparak feci şekilde can veren makinist...
Ezilip büzülen, birbirine geçen vagonlar içinden yükselen acı çığlıklar...
Sağ kurtulup da onlara yardımcı olamayan yolcular...

Hemen yapılan "3 ya da 4 ölü var" açıklamalarına, bağlandığı canlı yayında taa içten gelen bir öfke ile, insanlık onuru ile isyan eden bir mahalli/yerel idareci...
Sonrasında kısacık sürede kesilen ve çok dikkatle yapılan canlı bağlantılar...
AKPKK suç, terör ve ihanet örgütü, sonraki seçimleri ve bir de projelerden kapacakları hususi payları düşünerek, "yatırım yapan, hizmet üreten" bir görüntü verme çabası ile de, hızlı ya da hızlandırılmış tren projelerine yeni yeni başlamıştı o vakitlerde... 

Dedemle yaşıt trenlere, bazılarının üzerinde 1915 yazan raylara, o kavislere, o virajlara, o saçak gibi sinyalizasyona ve onlarca yılın yarı Komünist Türkiye devlet zihniyeti ile yetiştirilmiş o teknik ekibe ve sisteme bakmadan, 80 km ile gidemeyen trenlere 120-140 km hız yaptırma talimatları, baskıları...

Ve görev başında Ulaştırma Bakanı BinAli Yıldırım...
Suçlu da hemen hazır... Makinistler... 

Hiç değilse onurlu şekilde istifa etmesi gerekirken, sonucunu bile bile bu şovmenlerin talimatlarını dinleyen, kendi canı ile birlikte orada ölen bütün canların katili olarak öte tarafta yargılanacaklar arasında yerlerini alan makinistler... Asıl suçlu muydu makinistler? Asıl suçlu muydu sinyalizasyonu yeni hız talimatlarına göre ayarlamayı beceremeyen ama yine de vaziyete isyan etmeyen teknik ekip?

Türkiye'de Guguk sistemi değil, Hukuk sistemi olsaydı, Türkiye'de emir erleri değil, onurlu memurlar/yöneticiler olsaydı, Türkiye'de gerçek hakimler olsaydı, hiç bir şey yapamıyorlarsa istifa etselerdi, bu gün bütün bir milleti BOP'a yani Büyük İsrail projesine teslim edecek ve bir de sözde nükleer santral yapacak/yaptıracak bu kadro, o gün içeri atılırdı ve halen hiç biri dışarıya çıkamamıştı...

Sessiz ve tepkisiz kalmayın! Bu, sizi felaketlerden/sıkıntılardan korumaz. Aksine büyük felaketlere sürükler. 

Blogger tarafından desteklenmektedir.